BM Güvenlik Konseyi'nde Hürmüz Boğazı'nın Açılmaması Durumunda Gıda Krizi Uyarısı
BM Güvenlik Konseyi, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının gıda ve enerji krizine yol açabileceği uyarısında bulundu. Bölgedeki gerilimlere siyasi çözümler çağrısı yapıldı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısında konuşan BM yetkilisi Waltz, küresel deniz yollarının hiçbir ülkenin denetiminde olmaması gerektiğini vurguladı. Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 80'inin kritik deniz yolları üzerinden gerçekleştiğine dikkat çeken Waltz, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine işaret etti.
Hürmüz Boğazı'nın Ekonomik ve Gıda Önemi
Waltz, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığının yaklaşık yüzde 20'sinin bu hat üzerinden yürütüldüğünü belirtti. Ayrıca, Körfez ülkelerinin ekonomisinin büyük kısmı ve bölgesel gıda arzının yarısından fazlasının Hürmüz Boğazı aracılığıyla desteklendiğini ifade etti.
ABD'nin bölgede güvenli geçiş sağlamak amacıyla mayın temizliği faaliyetleri yürüttüğünü fakat daha geniş uluslararası desteğe ihtiyaç duyulduğunu belirten Waltz, seyir güvenliğinin sağlanması için bir koalisyon kurulması çağrısında bulundu.
Boğazdaki Kesintilerin Etkileri
Hürmüz Boğazı'ndaki olası kesintilerin yalnızca ticaret ve enerji piyasalarını değil, insani yardım operasyonlarını da olumsuz etkileyeceğine dikkat çeken Waltz, bu geçiş noktasının "pazarlık kozu ya da kontrol noktası" olarak kullanılamayacağını söyledi. İran'ı "boğazın korsanları" olarak tanımlayan Waltz, küresel ekonominin temel unsuru olan seyir özgürlüğünün korunması gerektiğini belirtti.
Rusya ve Çin'den Farklı Görüşler
Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vasily Nebenzya ise Ukrayna'nın Rusya'ya ait sivil gemilere saldırılar düzenlediğini iddia ederek, bu eylemlerin uluslararası barış ve güvenlik için tehdit oluşturduğunu savundu. Nebenzya, bölgedeki istikrarsızlığın temel sebebinin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları olduğunu ileri sürdü.
Nebenzya, bölgedeki durumun küresel ekonomi ile enerji ve gıda güvenliğini zayıflattığını ve insani sorunlara yol açtığını belirterek, tüm tarafların çıkarlarını koruyacak siyasi çözüm çağrısında bulundu ve diplomatik sürecin yeniden başlatılması gerektiğini vurguladı.
Çin'in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Fu Cong ise deniz yollarının güvenliğinin ekonomik istikrar ve tedarik zincirleri açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi. Son yıllarda deniz güvenliği sorunlarının jeopolitik gerilimlerle iç içe geçtiğini belirten Fu, bu sorunlara siyasi çözümler bulunması gerektiğini söyledi.
Fu, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticaret ve enerji için hayati bir koridor olduğunu vurgulayarak, bölgedeki istikrarın uluslararası toplumun ortak çıkarına olduğunu ifade etti. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik yasa dışı askeri faaliyetlerinin bölgedeki gerilimin temel nedeni olduğunu iddia eden Fu, son dönemdeki askeri yığınağın ve abluka girişimlerinin "tehlikeli ve sorumsuz" olduğunu belirtti.
Kalıcı istikrarın kapsamlı ve sürdürülebilir bir ateşkesle sağlanacağını ifade eden Fu, ülkelerin bu kapsamda arabuluculuk çabalarını desteklediklerini kaydetti.
Serkan Demir
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.