4 Haziran 2026 Perşembe
Güvenlik27 04 202614:473 dk okuma1 okunma

ABD Olmadan NATO'nun Askeri Gücü ve Avrupa'nın Savunma Kapasitesi

ABD'nin NATO'dan çekilme tehdidi, Avrupa'nın savunma kapasitesi ve ittifakın caydırıcılığı üzerinde endişe yaratıyor. Uzmanlar, ABD desteği olmadan NATO'nun zayıflayacağını vurguluyor.

ABD Olmadan NATO'nun Askeri Gücü ve Avrupa'nın Savunma Kapasitesi

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik son saldırılarına Avrupa ülkelerinin aktif katılım göstermemesi, transatlantik ilişkilerde yeniden gerilime yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa müttefiklerine yönelik memnuniyetsizliğini röportajlar ve sosyal medya aracılığıyla sıkça dile getirdi. Trump, NATO'dan çekilme tehdidinde bulunarak askeri ittifak üzerindeki tansiyonu artırdı.

NATO'nun Tarihi ve Yapısı

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), 1949 yılında ABD, İngiltere, Kanada ve Fransa'nın da içinde bulunduğu 12 ülke tarafından Sovyetler Birliği'nin Avrupa'daki yayılmasını engellemek amacıyla kuruldu. Temel prensip, bir üye ülkeye yapılan saldırıya karşı diğer üyelerin birlikte savunma yapmasıdır.

Sovyetler Birliği'nin 1991'de dağılmasının ardından Arnavutluk, Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Çekya, Slovakya, Romanya, Litvanya, Letonya ve Estonya gibi Doğu Avrupa ülkeleri NATO'ya katıldı. İsveç ve Finlandiya ise Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından üyelik başvurusu yaparak ittifaka dahil oldu. Günümüzde NATO, Avrupa ve Kuzey Amerika genelinde 32 üyeye sahiptir.

Askeri Kapasite ve ABD'nin Rolü

NATO'nun kendine ait bir ordusu bulunmamakla birlikte, üye ülkeler krizlere ortak askeri müdahalelerle yanıt verebiliyor. İlk operasyonları 1994'te Bosna'da gerçekleşti. Günümüzde Akdeniz'de Deniz Gardiyanı operasyonu ve Irak'taki görevler devam ediyor.

Ancak uzmanlar, ABD'nin ittifak içindeki savunma harcamaları ve ileri askeri teknolojideki ağırlığı olmadan, NATO'nun caydırıcılık gücünün önemli ölçüde azalacağı görüşünde. Reuters'e göre Aralık 2025 itibarıyla yaklaşık 68 bin ABD askeri, 31 üs ve 19 askeri sahada konuşlu durumda bulunuyor.

Atlantic Council'da Transatlantik Güvenlik Girişimi Direktörü Dr. Torrey Taussig, BBC'ye verdiği demeçte, ABD'nin NATO'ya bağlılığının hem konvansiyonel hem nükleer açıdan vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. Taussig, ABD desteği olmadan Avrupa'nın stratejik nakliye, istihbarat, gözetleme ve füze savunma sistemlerinde önemli boşluklarla karşılaşacağını vurguluyor.

Strathclyde Üniversitesi'nden Dr. Gavin Hall da ABD'nin çekilmesinin Avrupa güvenliği için sarsıcı etkileri olacağını ifade ediyor. Hall'a göre, NATO üyelerinin askeri kapasitesinin temel dayanağı halen ABD'nin sağladığı güçtür. Yine de Avrupa'nın bağımsız askeri kapasiteyi sürdürmesi gerektiğini belirtiyor.

Savunma Harcamaları ve Planlamalar

Trump, NATO üyelerinin savunma harcamalarını artırmaması nedeniyle ittifaka şüpheyle yaklaşıyor. 2014'te belirlenen hedef doğrultusunda, 2025 itibarıyla tüm üyeler Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) en az %2'sini savunmaya ayırmayı başardı. 2035 hedefi ise bu oranı %5'e çıkarmak.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, 2024 yılında NATO ülkelerinin savunma harcamalarının %66'sını ABD karşılıyor. Taussig, ABD'nin NATO ortak bütçesine yaptığı katkının yaklaşık %15 olduğunu ve ABD'nin çekilmesi durumunda Avrupa'nın savunma harcamalarını önemli ölçüde artırması gerekeceğini belirtiyor.

Rusya'ya Karşı Güçlendirme ve Tatbikatlar

2023 yılında NATO komutanları, Rusya'nın olası saldırılarına karşı Arktik, Kuzey Atlantik, Orta Avrupa ve Akdeniz bölgelerinde ayrıntılı savunma planları üzerinde anlaştı. Avrupa'da yüksek alarmda tutulan asker sayısı 40 binden 300 bini aşacak şekilde artırıldı.

Doğu kanadında, Rusya ile sınır bölgesinde sekiz muharebe grubu oluşturularak savunma güçlendirildi. NATO, üç yılda bir 32 üye ülkeden 90 bin personelin katıldığı Steadfast Defender tatbikatını düzenliyor; sonraki etkinlik 2027'de yapılacak.

Gavin Hall, daha küçük bir NATO'nun da caydırıcı olabileceğini ancak bunun net liderlik ve yönlendirme gerektirdiğini söylüyor. Ayrıca, Fransa ve İngiltere'nin sahip olduğu nükleer silahların Rusya'nın cephaneliği karşısında oldukça sınırlı olduğunu vurguluyor.

ABD'nin Çekilme Tehdidi ve Olası Sonuçlar

ABD ordusu, Avrupa'daki müttefikleriyle ikili ve çok taraflı tatbikatlar düzenleyerek taktik gelişim ve askeri işbirliğini artırıyor. NATO üyeliği sayesinde ABD, birçok Avrupa üssüne erişim sağlıyor.

Taussig, NATO olmadan ABD'nin Avrupa ülkeleriyle ikili savunma işbirliği anlaşmaları yapmak zorunda kalacağını belirtiyor. Ancak, Trump'ın çekilme tehdidinin sadece askeri değil siyasi sonuçları da olacağını, transatlantik birliği ve NATO'nun Rusya'ya karşı caydırıcılığını zayıflatacağını ifade ediyor.

5. Madde, 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra ABD'nin savunulması için devreye girmişti ve NATO'nun güvenilirliğinin temelini oluşturuyor. Hall, Trump'ın çekilme tehdidini ulusal güvenlik gerekçeleriyle bazı stratejik alanlarda taviz koparmak için kullandığını düşünüyor. Olası bir çekilmenin Avrupa-Atlantik güvenlik anlayışını derinden sarsacağını ve ABD'nin Avrupa güvenliği konusundaki ilgisinin azalacağına dair işaretler vereceğini belirtiyor.

Paylaş:
Serkan Demir

Serkan Demir

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar.